Köşe Yazarı
|
|
|
|
-
Ramazan KAYAN
( 7 öğe )
-
İbrahim KARAGÜL
( 7 öğe )
-
Ahmet KALKAN
( 6 öğe )
-
Ahmet VAROL
( 7 öğe )
-
Ahmet TAŞGETİREN
( 7 öğe )
-
Sabiha Ateş ALPAT
( 6 öğe )
-
Neslihan Ateş Koşar
( 2 öğe )
-
Nesibe Çiğdem
( 3 öğe )
-
Mükerrem Bulut
( 7 öğe )
-
Halis Ece
( 1 öğe )
-
Yalçın Pekok
( 2 öğe )
-
Mustafa Akif Ekşi
( 3 öğe )
İskele yıkıldı sancak kayıp. Bizim biz olmadığımız yerde bizi kim anlar, Göz yaşlarımızı biz akıtacaksak bizim halimize kim ağlar? Yürür mü sanki modernleşince bin yıldır yerinde çakılı dağlar Ne beylik kaldı ne asalet Kalan iki kelimeyi sakız yapmış baldırı çıplak ağalar
Otuz bir günün hesabını sormak mı var otuz ikinci günde Kıymet bilmeyenin halini sorsak ne olur sormasak ne Geleceğe bir aşktır anlaşılmaz ama destanlar dünde Sustuğunda kulluğundan saygı görürsün belki sus ta dinle Ahkâm kesmek kolay gelir alakan yoksa dinle Yaş kemale erdiyse çekil köşene otur kalan erdeminle
Maalesef bir şarkıdır gidiyor notaları olmayan bir beste. Her hafta konunun dönüp dolaşıp geleceği yer belli. Yok siyasi sembol yok gözdağı yok bez parçası. Üç beş mürekkep yalamış bir araya gelir ittihat fikrinden sıyrılamamış ama söze gelince tesettürlüye gerici diyen ve konumuz bellidir aslında işte din işte modernizm. Her hafta konuşulanın üstüne bir küfür daha eklenir ve sözde demokratik platformlarda yan yana oturan iki öğrencinin birbirlerine nasıl hakaret edeceği gözlenir. Ve acı olan eşitlik sevdasına düşmüş bu insanların programlarında nedense mağdur kesim konuşturulmaz. Aslında bunlara temas etmemin bile bir anlamı yok. Hepimizin malumudur. Geçenler de yine bahsi geçen programlardan birini izledim. Bu güne kadar başörtüsü konusunda üniversitelerde yapılan tüm programın bir özeti şeklinde yayına hazırlanmıştı. Aslında çorba soğumamıştı ama fırına verilmesine bir anlam veremedim. Bir şeyler yoluna girmeye görsün illaki bir yerden irtica hortlamıştır. Ve habersizizdir. Soru da şeklinden uzaklaşmamıştır ve programın açılışında irtica tehlike midir? Evet belki irtica tehlikedir. Maalesef irtica ülkemizde hortluyor. Eskiye dönüş diye sözlüklerde anlam bulmuş bu kelimeden neden ittihat fikrinden kurtulamamışlar bu kadar korkar ki? Asıl korkması gerekenler bizler değimliyiz. Bir irtica söz konusudur. Cahiliye dönemine hızlı bir dönüş var. Korkması gerekenler biziz zira bizim doğrularımız her çağla çağdaştır. Ama asıl tehlikeli olan irticadan bahseden bir grubun çağa göre doğru üretmesidir. En basiti ile çökmek üzere olan bir medeniyeti ayakta tutan bir padişaha türlü hilelerle siyaset geliştiren ve sonucunda da Kızıl Sultan diyerek köşesine çekilenler örnek verilebilir. Sistem bugün de aynı şekilde işlemekte ve irticanın kimi tehdit ettiği aşikârlık kazanmaktadır.
Bu programlar neden bu sistem kaygısındadır? Çünkü rejimi kendilerinin kurduğuna inanmışlardır. Ağızlarına sakız olan Demokrasi Cumhuriyet Global dünya gibi kavramların kendilerinin var olduğu sürece var olacağını sanmaktadırlar. Bu kavramlar 21. yüzyılda yaşam standardını belirlemek için oluşturuldu ise bizler de en az bu kavramlara sahip çıkanlar kadar bu kavramları destekleyeceğiz. Ancak öldükten sonra ki hayatın varlığına inanmış bir toplumda ahiret hayatına yatırım yapmak ta en doğal hakkımız değil midir?
Geçenlerde yine bir programda bir bayan bulup getirmişler. Bayan yıllarca milli görüş teşkilatlarında görev yapmış ve bir zaman gelmiş dine daha fazla hizmet edebilmek için başını açmış. Yahu kendine hizmet edemeyen insan dine nasıl hizmet edebilir. Hanımefendi modern bir çağda modern İSLAM kimliğini benimsemiş olduğundan çağdaş dans yaparken ki görüntüleri ile izleyiciye sunuldu. Bu kadar acı bir sahne ile karşılaşacağım aklıma gelmezdi. Mantık: inananlarında bir erkek ile salsa yaparak dinini yaşayabileceği haline dönüştü. Hizmet etmek için başını açan bayanın hezimeti akıllarımıza irticayı tekrar getirdi.
Yine başa dönüş yine yok oluş Kaybolmuş maalesef Asaletimizle bilindiğimiz o duruş….
Program uzadıkça pervazsızlık daha da arttı. Dini modernize edebileceğimizden bahsedilmeye başlandı. Daha ne kadar modernize edebiliriz? Veya din modernize edilebilir mi? Zaten modern bir dine mensup bireylerin bu çabaları dışlandığımızı sandığımız bir dönemde içerlerimize işlemiş derin bir kişilik çatışmasının mahsulümü? Oysa ki bu güne kadar girdiği her topluluğu yüceltmiş dinimizin ilk yayılmaya başlandığı dönemde yapılan saldırılarda ne zulümlerle karşı karşıya kalınmış ancak sahip olunan erdemden taviz verilmeyerek bu günlere gelinmiştir. Programın diğer bir konuğu ise entelektüel bir abimizdi. Baş örtüsü ile eğitim veren okullarda olan sapkınlıklardan bahsedilirken asla bu okulları savunmadan konuşmasına devam etti. İmam hatip liselerine gelmişti nihayet konu. İmam hatip liselerinde yaşanan kötü olaylar dile getiriliyordu. Ancak lise çağında ki her gencin hayatlarında yanlış şeyler yapabileceği, bu yanlışlıkların sadece imam hatip liselerinde değil diğer tüm devlet okulları ve özel okullarda da olabileceği söyleyebilecek kimsemizin olmaığı ortadaydı. Bu yaşta ki bir grup gencin hatalarının var olma olasılığı değil de imam hatiplilerin hataları konuşuluyordu adeta… Oysa ki bizler hemen her gün imam hatip liseleri dışındaki liselerde de neler olduğunu biliyoruz. Ama sorun imam hatip lisesinde olunca daha da büyüyor. Peki imam hatip liselerinde bunların minimum olduğu da biliniyor mu? Bilinmez çünkü bazılarının gözleri vardır göremezler kulakları vardır ama işitmezler!!!
Bu abimize sorulan bir soru vardı dikkatimi çekti. Soru : Çocuğunuzu imam hatip lisesine verir miydiniz? Cevap: Tereddütsüz hayır oldu. Peki neden? Kardeşlerimizin imam hatip liselerinden mezun oldukları zaman yapabilecek bir şeylerinin olmaması mı? Eğer nedeni bu ise bizler bunca zamandır sizi destekleyip sizin gibi insanlara bir potansiyel kazandırdıysak bunları ifade etmeniz için değil mi? Popüler şekli ile sessiz çoğunluğun sesi olasınız diye değil mi?
Susup onlar gibi davranmanız için mi?
Otuz bir günün muhasebesi elbet otuz ikinci günde yapılır ancak otuz üçüncü gün ki muhasebeden ALLAH bizleri korusun!!!
İskele yıkık sancak kayıp Ayıp bizim gibi dilsizlere ayıp…
saygılarımla
Mustafa Akif EKŞİ 2008-07-13 /İSTANBUL
|
www.kurankursumezunlari.com
Ay'ın Son Hali