Ben ilke olarak düşüncelerinden dolayı parti kapatılmasına karşıyım, ancak laiklik böyle bir kapatma sebebi olacaksa "Başsavcılık neden CHP hakkında "laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak" suçlaması ile dava açmaz?" sorusu sorulabilir diye düşünüyorum.
Çünkü bana göre Türkiye'de laikliğin bu ölçüde tartışmalı hale gelmesinin bir numaralı sorumlusu CHP'dir. Başından beri öyle olmuştur, bugün ne yazık ki daha çok öyledir. Baykal ve toplumun inanç dünyası ile ondan çok daha katı biçimde sorunlu CHP merkez kadroları laikliğin bir numaralı şampiyonu gibi göründükçe, toplumla laiklik ilişkisindeki sorunlar büyüyor. Hatta bana göre şu da söylenebilir: Laiklik eğer bir toplumsal zemine kavuşmuşsa bunda, muhafazakar siyaset kadrolarının hem inanç hürriyetine hem laikliğe sahiplenmelerinin büyük katkısı vardır. Bugün, "İslami duyarlılığı belirgin" zeminden gelen bir siyasi kadronun laikliğe sahiplenmesi, CHP'yi geçin, diyelim Demokrat Parti ve Adalet Partisi kadrolarının sahiplenmesinden bile daha etkili olacaktır. Buna mukabil, toplum için inanç özgürlüğünden başka bir şey talep etmeyen siyasi kadroların sırf laikliğe karşı gösterilerek kapatılması ise, laiklikle toplum arasındaki ilişkileri zaafa uğratacak başlıca tavırdır. CHP bunu yapıyor. CHP istiyor ki, laikliğin sistem içindeki patronu ben olayım. Laikliği sistem adına ben tarif edeyim. Herkesin laiklik sınavını sistem adına ben yapayım. Vatandaşları ben gözetleyeyim. Benim denetimimden geçmemiş hiç kimsenin meşruiyeti onaylanmasın. Ve ben tüm bu yetkilerimle, toplum inançlarıyla problemli bir kadronun siyasetini güdeyim. Alın size laikliği tartışma zemininden çıkarmayacak bir ateşle imtihan ortamı... Baykal bugün, parti kapatma konusunda yapılacak bir anayasa değişikliğini, laikliğin içini oyma olarak niteliyor. Baykal bugün, bu yönde yapılan bir anayasa değişikliğinin referanduma sunulmasını laikliğin halk oyuna sunulması gibi gösteriyor ve kendi tezinin reddedilmesini, laikliğin reddedilmesi gibi bir denkleme oturtuyor. CHP eşittir laiklik. CHP eşittir Cumhuriyet. CHP eşittir Atatürkçülük. Cumhurbaşkanı seçiminde aynı tavrı sergiledi. Cumhurbaşkanının halk oyu ile seçilmesi konusundaki halk oylamasında aynı tavrı sergiledi. Ona göre, Cumhuriyet oylandı, laiklik oylandı, Atatürkçülük oylandı! 22 temmuz seçimlerinde CHP, Cumhuriyet'in, Atatürkçülüğün ve laikliğin kalesini koruyordu ve CHP'ye oy vermek - vermemek, tüm bu sembol kurumların oylanması demekti. O zaman ben yazdım: Seçimde CHP yüzde 20 oy alırsa, bu kurumlar da yüzde 20'lik toplumsal zemine sahip anlamına mı geliyor? CHP'nin hezimeti, bu kurumların da hezimeti mi demek? İşte CHP, yüzde 20'nin altında kaldı. Ne oldu? Ak Parti'nin kapatılması davasında en büyük heyecanı, başta Baykal olmak üzere CHP'li kadrolar sergiliyor. Ak Parti kapatılacak, CHP'nin yüreği soğuyacak, laiklik kurtulacak! Yooo, hiç öyle olmayacak. Bu, toplum tarafından, laikliğin bir kere daha CHP ipoteğine teslim edilmesi gibi okunacak. Laiklik CHP ipoteğine verildiği sürece de, toplumla ilişki açısından laikliğe en büyük kötülük yapılmış olacak. Ben, mesela, mukaddes bildiğim değerlerin göz gözü görmez bir tartışma ortamında savrulmasına razı olmazdım. Aynı şekilde, çizgisi öteden beri tartışmalı çevrelerin elinde en bıçkın tonda savunuluyor gözükmesinin bile, o mukaddes değerleri yaralayabileceğini düşünürdüm. Korkardım, o mukaddes değerlerin o tartışmalı çevrelerin dünyaları ile bütünleşip tartışılır hale gelmesinden... Din istismarı diye bir şeyin olabileceğini düşünüyorum ve dinin en büyük zararı onlardan göreceğine inanıyorum. Ama Türkiye'de çok daha güncel biçimde bir laiklik istismarı bulunduğunu da vurgulamak istiyorum. Çünkü; Bir: En katı laiklik vurguları, topluma sunacak başka tezi kalmamış bir çevreye hâlâ siyasi rant sağlıyor. İki: Laiklik, rakipleri bir biçimde tasfiye imkanı veriyor. Eh, bu da kısa günün kârı... Ama bu siyasi kâr, bedeli, en başta, sistemin çatı değeri olarak kabul edilen laikliğe ödetiyor. Bence günün sözü şu: Şu son dönemde CHP ve Baykal'ın laikliğe verdiği zararı kimse vermemiştir. Hani boksta "kontra yumruk" denir ya, aynen öyle... Sol gösterip sağ vurma... CHP ile bütünleşen bir yargı çizgisinin de ülkeye aynı ölçüde maliyet yüklediğini söylemek sadece bir gerçeğin ifadesidir.
|