Anasayfa
Bin bir Perdeyi Aşıp Gülizar’dan Mahrum Halimi
Kıyamete çeyrek var belki Belki de daha az Ama hala yeşil yapraklar Güneşte aynı tebessüm her sabahUzaklığından bronz gösterişler edindiğim kutsal küre
Ne kadar telaşsızsın Yakmadan önce kalbimiziKoca bir âlemi içinde saklayan Mavi derinlikler Ne kadar masumsunuz kaybetmeden önce şehirlerimizitarotlarda ararken umutlu günlerin sevinciniNasıl da unutu verdik ebedi âlemin müthiş sihrini Biz her sabah akşamı beklerken yitiririz günün karınıKısa gün der geçeriz Kısa günler seçeriz kısa günler seçer--İz…. Asla ulaşana kadar izler bulur izlerde kayboluruzİze yaklaşınca gaybİzden uzaklaşınca kayıp oluruz. m.a.e Geçenlerde sık sık yaptığım bir şeyi yapmaya karar verdim. Bilgisayarımı alıp eski haber bültenlerini izlemek üzere sitelerde dolaşmaya başladım. Özellikle dinimizce özellik kazanmış aslında sadece bize özel günlerin olduğu akşam haber bültenlerinde neler oluyor diye bakmak üzere birkaç ana haber bültenini izledim. Özel bir kanalda bir şehrin iki büyük takımı arasında yapılacak maç, günün konusuydu. Malumunuzdur Fenerbahçe ve Galatasaray arasında ki her maç öncesi yaşanan o olağanüstü güvenlik tedbirlerinden falan bahsediliyordu haberlerde. takım taraftarlarının birbirinden nasıl uzaklaştırılacağı konuşuluyor bir yandan da maç öncesi her iki takım futbolcularının demeçlerine yer veriliyordu haber bülteninde. Buraya kadar her şey normal!!! Ülkemizden televizyon manzaraları. Futbolcular motivasyonlarından bahsediyorlar biri sahip oldukları takım ruhundan diğeri bireysel anlamda yaratıcılığından bahsediyordu.!!! Ancak birinin söylediği bir güzel söz sözüm ona programın tüm güzelliğini sanki alıp götürüyordu. Ekranda haberi sunan bakımlı bayan arkadaşın yüzü bembeyaz oluyor diğer sunucu sağına soluna bakıyordu. O kadar soğuk bir hava esiyordu ki ekranda anlatmam mümkün değil. Ağzımıza sakız olan yaratıcılık kelimesinin bu kadar basite indirgendiği bir yerde bu soğuk havayı meydana getirecek söz neydi diye düşünüyorsunuz. Verilen tepki inanın kanımı dondurdu. Bir futbolcu bu haftanın kendilerince önemli bir hafta olduğunu ve manevi havasının zaten kendilerinde bir pozitiflik oluşturduğunu ve bu manevi hazla bu maçta başarılı olabileceklerini söylüyordu. Tabi sunucu anlamamış gibi daha doğrusu duymak istemediği yüzünden belli olan bir edayla konuyu geçiştirmeye çalışırken futbolcu kardeşimiz bu haftanın kutlu doğum haftası olduğunu söyleyiverdi. İnanın kutlu doğum haftasından manevi haz aldığını bir canlı yayında söylemek bir futbolcunun başına bu kadar iş açabilir. Canlı yayın bitti arkasından sunucu kadının kurduğu cümle aynen şuydu: ‘’bir takım kendini bilmezden din dersi almaktan ne zaman vazgeçeceğiz.’’Ya Allah aşkına bu tahammülsüzlük neden? Diye sormadan edemedim. Bu kadar mı kaybetmiştik ruhumuzu şaha kaldıran o muazzam duyguyu. Bu kadar mı uzaklaşmıştık içimizde ki Bizden. Bu kadar mı yaklaşmıştık bir zamanlar uzaklaşmanın erdem sayıldığı sözüm ona medeniyetler kuytusuna. Tüylerim diken diken oldu. Ne yapacağımı şaşırdım. İnsan olmaktan utandım. Uğruna kâinat yaratılan bir peygamberin ümmeti hemde Müslüman olduğunu iddia eden bir ülkenin vatandaşının ağzından bu lafı duymak ne kadar acı. 21. yüzyıl Nano Teknoloji Nükleer Silah Savaş Teknolojisi kavramları bir Gül’ü ne kadar gölgede bırakmış meğerse. Çanakkale deyince türlü türlü programlarla önümüze sunulan o program menüleri meğer ne kadar zehirli bir zihniyetin cazibesiymiş. Kutlu doğum haftasında güllerle donattıkları ekranlarda aslında mantıken ne karanlık ağlar gizliymiş. Çanakkale programları dedim, çünkü kısa süre önce Çanakkale geçilmez diye yaptıkları programların ehemmiyetine varamamış bu insanların vatanperverliğinden de şüphe duymamak mümkün değil. Manevi erdemden yoksun slogan tahtalarına dönmüş beyinlerinde gülün kokusunu aramak ne kadar acı. Ama unutmayınız sayın bay, sayın bayan Bizans feth olduysa o Gül’ün sevdasına Moda’da keyf çatıp İstiklal’de cirit atanların Kadıköy’de trend kovalayıp Üsküdar’da rakı balık yapanlar için değil.Çanakkale ye gelen zırhlı savaş gemilerini oradan geçirmeyen Çanakkaleyi yine geçilmez yapanda o suratını ekşittiğin Gül’ün sevdasından geçilmedi.İşte bizim vatan anlayışımız işte bizim din sevdamız… İyi reytingler!!!Halimiz ah halimiz bin bir perdeyi aşıp geçen halimiz bir ince Gülizar’dan mahrum halimiz. Mustafa Akif ekşi
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
2008–06–19/ İstanbul |
www.kurankursumezunlari.com
Ay'ın Son Hali