Skip to content

Narrow screen resolution Wide screen resolution Increase font size Decrease font size Default font size default color green color orange color
Anasayfa
Muvvahhid Olmak! PDF Yazdır E-posta

     
 Muvvahhid  Olmak! 

“La” ve “İlla” (sı)nın  farkında olmayanın Muvvahid vasfını alması mümkün müdür?.
“La” ile  neye baş kaldırdığının “illa” ile  neye ve nasıl baş eğmesi gerektiğinin farkında olmak  aklın,bilincin,şuurun gereğidir…Yoksa bir birkaç kelimeyi tekrar etmenin,papağan misali  idraksiz söylemin insana vasıf kazandırması  düşünülemez…

Muvvahid Olmak!
Tüm Dünyaya İlah’ın bir tek olduğunu,yalnızca Allah’ın ilahlığını ilan etmektir..La diyerek baş kaldırışla başlayıp,İlla  ile, yalnızca  ama yalnızca Allah’a    kayıtsız  ve şartsız teslimiyetle devam eden,imtihan sürecinde önlerine çıkan yasaklar,sıkıntılar,sürgünler vb. sınavlarda dik duruş,kaymama,sapmama ve sabır ile tasdik olunup cennetle nihayetlenen bir yürüyüştür..

Muvvahid Olmak!
Allah’ı cc,sadece zatında değil,varlığında değil Rabb  ve ilahlığında,Esma-ül hünsasında  birlemekle mümkündür  ki; Bu sadece söylem ile değil,söylem ve eylem ve aynı zamanda içselleşmiş olması lazım..Yani diğer bir deyimle
Kalp
Dil
Fiil  …
İlah’ın geldiği manayı Allah’tan başkasına vermemek, yakıştırmamak

Rabb’ın geldiği manayı Allah’tan başkasına vermemek  ve yakıştırmamak

İsimlerinin geldiği manayı  başkasına yakıştırmamak   ve vermemek..Mesela  her şeyi duyan Yalnızca O’dur…Şifa veren yalnızca O.Rızık yalnızca O’ndandır..

Sorun tarihe..Size  Ebu cehl’in bile zaman zaman  Allah’ın varlığına yemin ettiğini söyleyecektir..Kabe’yi  yıkmaya gelen  Ebrehe ve ordusu karşısında, Mekke’nın önde gelen kafirlerinin Tek  olan Allah’a  yalvardıklarını okuyoruz tarihten…Nedir bunun mesajı?.Bunlar Allah’ın varlığına inanan kafirlerdir.
Elbette ki “Allah’ın varlığına iman ettim” demekle Muvvahid olunmaz…

La ile
Tüm ideolojilere
Tüm sistemlere
Kör taklide ve ataların izine

Vahy ile uyuşmayan geleneğe
Çağdaş ve çağ dışı putlara.Adı ne olursa olsun her türlü  beşer ideolojisine “hayır”demek..
.Tüm bunların karşısında dik durmak,kıyam etmek ve “illa” ile yalınızca Allah2a boyun eğmekle muvvahid kimliğine  sahip olunur..

Ya kimlik Nedir?.

Kimlik “ Kim siniz?” “ Kimlerdensiniz?”  Sorusuna verilen cevaptır..Kimliksiz insan olmaz.Herkesin bir kimliği mutlaka vardır!.. Kim olduğunun farkında olmayan insan da kişilik problemi kaçınılmaz olacaktır..Zira Kişilik, kim olduğunuza verdiğiniz cevaba, uyumlu davranışlarla tanımlanır…Yani;
 Kimlik; Kimlerden olduğunuzun cevabı
  Kişilik: Kim olduğunun dışarıdan  görünen hali…İnsanın değer yargılarıyla,davranışlarının ahengine denir..
   Değer Yargısı Nedir?.
İşte burada değer yargının seçimi önemlidir ve bu seçimde zorlama olmaz,olamaz..Hayat Kitabımız Kur’an’da” Dinde zorlama yoktur.” (Bakara: 2/256)buyrularak tercihlerin serbest olduğu beyan edilmiş fakat tercihten sonra,tecih ile uyumun önemi “İman edenler ve Salih amel işleyenler” ifadeleriyle açıklanmıştır..Kimlik tercihin ne?. Değer yargılarının Kıstası nedir?..Seçim yapmalısın!. Kimliğinin çerçevesini ne ile çizeceksen çiz,fakat çizdiğin sınırları  kendin ihlal etme!.O zaman kişilik problemiyle yüz yüze kalırsın..
   Değer yargısı,Dünyada olan her şeyi kendisiyle ölçtüğün sistemdir,nizamdır!.  Tercih yaptıktan sonra bütün her şeyi onunla ölçmen gerek…Bir kısım meseleyi kendisinden,bir kısım ölçüyü başkasından alırsan  şu ayetin muhatabı olursun…
“SİZ KİTABIN   BİR KISMINA İMAN EDİP BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ ?”(Bakara.85)..Bu aynı zamanda çift kimlik,  çift  kişilik demektir..O zaman önce tercih yapmak,sonra adam gibi tercihimizin arkasında durmak gerekiyor!.Lütfü Çakan “Müslüman’ın kimliği” adlı kitabında üç adımdan bahsediyor
1:Önce Bulmak,yani İMAN
2:Tanımlamak,yani İslam
3:İ’tisam, yani korumak…Bu üç adım kimlik için önemli adımlar.. Psikoloji ise insanları iki açıdan değerlendirir,
1:Gelişmiş insan
 2:Kalıplanmış insan
Kalıp insanın kendine has değer  yargısı,seçimleri yoktur,kendi olmaz.Başkalarının değer yargısına göre değerlendirir.Kendisine empoze edilen değer yargısı ve düşünceye göre şekillenir!
 Gelişmiş insanın ise kendi tercihleri vardır.Kendiyle ters düşmez!.Özüne yabancı değildir. Öz güveni vardır. Tercihinden utanmaz ve komplekse girmez.
 Tevhid;
  Mü’min bir kimliğin çerçevesidir.Ona önce iman isteniyor bizden,sonra teslimiyet ve sonra da korumak!.İman neye ve nasıl? Sorularına  bilinçle cevap verilmiş, tercih yapılmış olması gerekendir!..Teslimiyet,  Peygamber’ce olmazsa kabul görmeyendir..Korumak ise o dairede kalmanın olmazsa olmazıdır!.Ve kişilik ise,  tercih ettiğine ters düşmemektir!.
Birileri  Kominist bir kimlik,
 Demokrat bir kimlik
 Modernist bir kimlik tercih ederler  ve kimliklerinin gereğini yaparlarsa  bu yadırganacak bir durum değildir..Asıl yadırganması gereken “Müslüman Kimlik” sahibi oldukları halde Modernist davranarak,ne yardan ne serden vaz geçmeyen  tutumlardır..Kominist birinin namazı  nasıl anlaşılmaz ve garip ise,mü’min birinin de namazsızlığı,tesettürsüzlüğü öylece anlaşılmaz ve gariptir!. Tevhid’i kimliğin sınırlarını çizen Allah’tır ve biz  Tevhid’i kimliğin bu zamanda yaşayan temsilcileri.
Peygamber’in bu devirdeki temsilcileri!.
İnsan düşünmeden edemiyor  Sahabenin inandığı Allahcc ile bizim inandığımız Allah’ın.
Onların inandığı peygamber ile bizim inandığımız Peygamberin,
Onların inandığı kitap ile,bizim inandığımız kitabın
Onların inandığı ahiret ile bizim inandığımız  ahretin arasında hiçbir fark yok da neden bu kadar bizim ile onların arasında fark var?!.


 Mü’mine bacılar! Nerdeyse  Modernistlerle boya(Makyaj)  ve giyim (şıklık!?) yarışına girdiler!.
 Mü’min erkeğin bir takım davranışları da diğer  kimlikte olanlar ile farklı değil. Peki nedir bu karmaşa?.Neden bu bulanıklık?. !. Kimlik ile  net duruş ayrılmaz bir parçadır  oysa ki!. Neden duruşumuz bulanıklaştı?.

  Söyleyin Allah aşkına Kimliğimizden utanırcasına Modernleşmenin(?) mantığı nedir?.. Bu kompleks neden?..Ya bu kimlik tanımı çerçevesinde  Türban denilen şeyi nereye oturtacağız?.Kaldı ki onu bile her geçen gün farklı bir şekilde ucubeleştirerek illa Modernist(!)liklerini ispata gayret sarf edenler yarışında bir birilerini geçmeye,birinci olmaya gayret sarf eden Müslüman(!?) ların yarışını izlemekten yorulduk..Son söz;
“Muvahhid” bir kimliğin adıdır..Bu kimliğin çerçevesini Allah çizmiştir..Tercih ise kişiye bırakılmış ve dürüst olması istenmiştir…Muvvahhid  Olmak! 

“La” ve “İlla” (sı)nın  farkında olmayanın Muvvahid vasfını alması mümkün müdür?.
“La” ile  neye baş kaldırdığının “illa” ile  neye ve nasıl baş eğmesi gerektiğinin farkında olmak  aklın,bilincin,şuurun gereğidir…Yoksa bir birkaç kelimeyi tekrar etmenin,papağan misali  idraksiz söylemin insana vasıf kazandırması  düşünülemez…

Muvvahid Olmak!
Tüm Dünyaya İlah’ın bir tek olduğunu,yalnızca Allah’ın ilahlığını ilan etmektir..La diyerek baş kaldırışla başlayıp,İlla  ile, yalnızca  ama yalnızca Allah’a    kayıtsız  ve şartsız teslimiyetle devam eden,imtihan sürecinde önlerine çıkan yasaklar,sıkıntılar,sürgünler vb. sınavlarda dik duruş,kaymama,sapmama ve sabır ile tasdik olunup cennetle nihayetlenen bir yürüyüştür..

Muvvahid Olmak!
Allah’ı cc,sadece zatında değil,varlığında değil Rabb  ve ilahlığında,Esma-ül hünsasında  birlemekle mümkündür  ki; Bu sadece söylem ile değil,söylem ve eylem ve aynı zamanda içselleşmiş olması lazım..Yani diğer bir deyimle
Kalp
Dil
Fiil  …
İlah’ın geldiği manayı Allah’tan başkasına vermemek, yakıştırmamak

Rabb’ın geldiği manayı Allah’tan başkasına vermemek  ve yakıştırmamak

İsimlerinin geldiği manayı  başkasına yakıştırmamak   ve vermemek..Mesela  her şeyi duyan Yalnızca O’dur…Şifa veren yalnızca O.Rızık yalnızca O’ndandır..

Sorun tarihe..Size  Ebu cehl’in bile zaman zaman  Allah’ın varlığına yemin ettiğini söyleyecektir..Kabe’yi  yıkmaya gelen  Ebrehe ve ordusu karşısında, Mekke’nın önde gelen kafirlerinin Tek  olan Allah’a  yalvardıklarını okuyoruz tarihten…Nedir bunun mesajı?.Bunlar Allah’ın varlığına inanan kafirlerdir.
Elbette ki “Allah’ın varlığına iman ettim” demekle Muvvahid olunmaz…

La ile
Tüm ideolojilere
Tüm sistemlere
Kör taklide ve ataların izine

Vahy ile uyuşmayan geleneğe
Çağdaş ve çağ dışı putlara.Adı ne olursa olsun her türlü  beşer ideolojisine “hayır”demek..
.Tüm bunların karşısında dik durmak,kıyam etmek ve “illa” ile yalınızca Allah2a boyun eğmekle muvvahid kimliğine  sahip olunur..

Ya kimlik Nedir?.

Kimlik “ Kim siniz?” “ Kimlerdensiniz?”  Sorusuna verilen cevaptır..Kimliksiz insan olmaz.Herkesin bir kimliği mutlaka vardır!.. Kim olduğunun farkında olmayan insan da kişilik problemi kaçınılmaz olacaktır..Zira Kişilik, kim olduğunuza verdiğiniz cevaba, uyumlu davranışlarla tanımlanır…Yani;
 Kimlik; Kimlerden olduğunuzun cevabı
  Kişilik: Kim olduğunun dışarıdan  görünen hali…İnsanın değer yargılarıyla,davranışlarının ahengine denir..
   Değer Yargısı Nedir?.
İşte burada değer yargının seçimi önemlidir ve bu seçimde zorlama olmaz,olamaz..Hayat Kitabımız Kur’an’da” Dinde zorlama yoktur.” (Bakara: 2/256)buyrularak tercihlerin serbest olduğu beyan edilmiş fakat tercihten sonra,tecih ile uyumun önemi “İman edenler ve Salih amel işleyenler” ifadeleriyle açıklanmıştır..Kimlik tercihin ne?. Değer yargılarının Kıstası nedir?..Seçim yapmalısın!. Kimliğinin çerçevesini ne ile çizeceksen çiz,fakat çizdiğin sınırları  kendin ihlal etme!.O zaman kişilik problemiyle yüz yüze kalırsın..
   Değer yargısı,Dünyada olan her şeyi kendisiyle ölçtüğün sistemdir,nizamdır!.  Tercih yaptıktan sonra bütün her şeyi onunla ölçmen gerek…Bir kısım meseleyi kendisinden,bir kısım ölçüyü başkasından alırsan  şu ayetin muhatabı olursun…
“SİZ KİTABIN   BİR KISMINA İMAN EDİP BİR KISMINI İNKÂR MI EDİYORSUNUZ ?”(Bakara.85)..Bu aynı zamanda çift kimlik,  çift  kişilik demektir..O zaman önce tercih yapmak,sonra adam gibi tercihimizin arkasında durmak gerekiyor!.Lütfü Çakan “Müslüman’ın kimliği” adlı kitabında üç adımdan bahsediyor
1:Önce Bulmak,yani İMAN
2:Tanımlamak,yani İslam
3:İ’tisam, yani korumak…Bu üç adım kimlik için önemli adımlar.. Psikoloji ise insanları iki açıdan değerlendirir,
1:Gelişmiş insan
 2:Kalıplanmış insan
Kalıp insanın kendine has değer  yargısı,seçimleri yoktur,kendi olmaz.Başkalarının değer yargısına göre değerlendirir.Kendisine empoze edilen değer yargısı ve düşünceye göre şekillenir!
 Gelişmiş insanın ise kendi tercihleri vardır.Kendiyle ters düşmez!.Özüne yabancı değildir. Öz güveni vardır. Tercihinden utanmaz ve komplekse girmez.
 Tevhid;
  Mü’min bir kimliğin çerçevesidir.Ona önce iman isteniyor bizden,sonra teslimiyet ve sonra da korumak!.İman neye ve nasıl? Sorularına  bilinçle cevap verilmiş, tercih yapılmış olması gerekendir!..Teslimiyet,  Peygamber’ce olmazsa kabul görmeyendir..Korumak ise o dairede kalmanın olmazsa olmazıdır!.Ve kişilik ise,  tercih ettiğine ters düşmemektir!.
Birileri  Kominist bir kimlik,
 Demokrat bir kimlik
 Modernist bir kimlik tercih ederler  ve kimliklerinin gereğini yaparlarsa  bu yadırganacak bir durum değildir..Asıl yadırganması gereken “Müslüman Kimlik” sahibi oldukları halde Modernist davranarak,ne yardan ne serden vaz geçmeyen  tutumlardır..Kominist birinin namazı  nasıl anlaşılmaz ve garip ise,mü’min birinin de namazsızlığı,tesettürsüzlüğü öylece anlaşılmaz ve gariptir!. Tevhid’i kimliğin sınırlarını çizen Allah’tır ve biz  Tevhid’i kimliğin bu zamanda yaşayan temsilcileri.
Peygamber’in bu devirdeki temsilcileri!.
İnsan düşünmeden edemiyor  Sahabenin inandığı Allahcc ile bizim inandığımız Allah’ın.
Onların inandığı peygamber ile bizim inandığımız Peygamberin,
Onların inandığı kitap ile,bizim inandığımız kitabın
Onların inandığı ahiret ile bizim inandığımız  ahretin arasında hiçbir fark yok da neden bu kadar bizim ile onların arasında fark var?!.


 Mü’mine bacılar! Nerdeyse  Modernistlerle boya(Makyaj)  ve giyim (şıklık!?) yarışına girdiler!.
 Mü’min erkeğin bir takım davranışları da diğer  kimlikte olanlar ile farklı değil. Peki nedir bu karmaşa?.Neden bu bulanıklık?. !. Kimlik ile  net duruş ayrılmaz bir parçadır  oysa ki!. Neden duruşumuz bulanıklaştı?.

  Söyleyin Allah aşkına Kimliğimizden utanırcasına Modernleşmenin(?) mantığı nedir?.. Bu kompleks neden?..Ya bu kimlik tanımı çerçevesinde  Türban denilen şeyi nereye oturtacağız?.Kaldı ki onu bile her geçen gün farklı bir şekilde ucubeleştirerek illa Modernist(!)liklerini ispata gayret sarf edenler yarışında bir birilerini geçmeye,birinci olmaya gayret sarf eden Müslüman(!?) ların yarışını izlemekten yorulduk..Son söz;
“Muvahhid” bir kimliğin adıdır..Bu kimliğin çerçevesini Allah çizmiştir..Tercih ise kişiye bırakılmış ve dürüst olması istenmiştir…
  
Sabiha Ateş ALPAT
 
Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anketler

Portalımızı Nasıl Buldunuz
 

Medine_5.jpg
 

Mescid-i_Aksa1.jpg
 

Medine_3.jpg
 

Medine_2.jpg
 

Medine_4.jpg
www.kurankursumezunlari.com

Ay'ın Son Hali

         

Sabiha Ateş ALPAT

 
Muvvahhid Olmak!
 
 

Ahmet TAŞGETİREN

 
Iskarta sanatçılar...
 
 

Ahmet KALKAN

 
Kimlere "La" demek zorundayız?
 
 

Ramazan KAYAN

 
DİRENEBİLMEK
 
 

Mükerrem BULUT

 
Sahte Ağaç Hakiki Meyve Vermez
 
 

Kimler Sitede

Önemli Linkler









Top

Günün Ayeti

De ki: Allah katında yeri bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânetlediği ve gazap ettiği, aralarından maymunlar, domuzlar ve tâğuta tapanlar çıkardığı kimseler. İşte bunlar, yeri (durumu) daha kötü olan ve doğru yoldan daha ziyade sapmış bulunanlardır. (Maide 60)